Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2026 yılı nisan ayı itibarıyla küresel ve yerel ekonomik gelişmeleri değerlendirdiği bir televizyon yayınında önemli açıklamalarda bulundu. Piyasalardaki beklentilere ve vergi politikalarına dair spekülasyonlara son noktayı koyan Bakan Şimşek, mali disiplinden taviz verilmeyeceğinin altını çizdi. Paradan para kazanan kesimlerin vergilendirilmeye devam edeceğini belirten Şimşek, kamuoyunda “vergi affı” olarak adlandırılan yapılandırma iddialarına karşı da oldukça sert bir duruş sergiledi.
Maliye politikalarının sürdürülebilirliği açısından vergi adaletinin önemine değinen Bakan Şimşek, 2026 yılında herhangi bir vergi affı planlamadıklarını kesin bir dille ifade etti. Şimşek, “Bir vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışıysa asla. Çok net, bir af olmayacak” diyerek, vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getiren vatandaşların haklarını korumaya kararlı olduklarını belirtti. Bu açıklama, bütçe disiplininin korunması adına atılan kararlı adımların bir devamı olarak değerlendirildi.
Yatırımcıların yakından takip ettiği stopaj indirimi veya artışı konusundaki beklentilere de değinen Bakan Şimşek, mevcut oranların korunacağını bildirdi. “Paradan para kazananlardan vergi almaya devam edeceğiz. Çok net bir şekilde. Ne stopajda artış ne stopajda indirim, şu anda bir gündem maddemiz değil” diyen Şimşek, finansal gelirlerin vergilendirilmesi noktasında mevcut sistemin işleyişinden memnun olduklarını ifade etti. Bu tutum, 2026 yılı ekonomi programının öngörülebilirlik ilkesiyle örtüşüyor.

Küresel enerji krizinin etkilerine değinen Bakan Şimşek, akaryakıt fiyatlarındaki artışı dengelemek adına uygulanan mekanizmalar hakkında bilgi verdi. Şimşek, eğer eşel mobil sistemi etkin bir şekilde uygulanmasaydı, bugün mazotun litre fiyatının 103 lira seviyelerine çıkmış olacağını, ancak alınan önlemlerle bu rakamın 86 lira seviyesinde tutulduğunu belirtti. Enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki baskısını azaltmak için devletin önemli bir yük üstlendiğini vurguladı.
Orta Doğu’daki 2026 ateşkes sürecine de değinen Bakan Şimşek, Hürmüz Boğazı gibi kritik üretim ve tedarik merkezlerindeki gerginliğin azalmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Ancak tedarik zincirindeki kırılmaların kriz öncesi seviyelere dönmesinin aylar alabileceği uyarısında bulundu. “Küresel enflasyonun yükselmesi riskiyle karşı karşıyayız çünkü maliyetler ve ham madde fiyatları artıyor” diyen Şimşek, stagflasyon ve resesyon risklerine karşı ateşkesin sürdürülmesinin ve nihai bir anlaşmanın yapılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı rüştünü ispat ettiğini savunan Bakan Şimşek, geçen yıl yaşanan kuraklık, zirai don ve bölgesel savaşlara rağmen programın başarıyla uygulandığını belirtti. 2026 yılında Finansal İstikrar Komitesi’nin piyasaların sağlıklı işleyişini önceliklendirdiğini ifade eden Şimşek, Türkiye’nin risk fiyatlamasının diğer gelişmekte olan ülkelere göre daha olumlu seyrettiğini ve makroekonomik temellerin güçlü kalmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.