İran ile Avrupa Birliği arasında tansiyonu yükselten yeni bir gelişme yaşandı. Avrupa Birliği’nin İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör listesine almasının ardından Tahran yönetiminden açık ve sert bir karşılık geldi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, bu kararın doğrudan sonuçları olacağını ve sorumluluğun Avrupa ülkelerinin liderlerine ait olacağını söyledi.
Ali Laricani yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin aldığı kararın İran yasaları açısından net karşılıkları olduğunu vurguladı. İran Meclisi’nin daha önce aldığı kararları hatırlatan Laricani, Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör örgütü olarak tanıyan AB ülkelerinin ordularının da İran tarafından terörist kabul edileceğini ifade etti. Bu adımın siyasi değil, yasal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.
İran Meclisi, 2023 yılında aldığı bir kararla, Avrupa Birliği’nin Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör listesine alması halinde karşılık verilmesini yasalaştırmıştı. Bu düzenleme kapsamında, böyle bir karar alan ülkelerin askeri güçlerinin terörist olarak tanımlanacağı hükme bağlandı. 2026 itibarıyla bu yasanın yürürlükte olduğu ve uygulanmaya hazır olduğu vurgulanıyor.

Tahran yönetimi, benzer bir adımı daha önce Amerika Birleşik Devletleri için de atmıştı. ABD’nin 2019 yılında Devrim Muhafızları Ordusu’nu yabancı terör örgütü ilan etmesinin ardından, İran da ABD ordusunu terör örgütü olarak tanımlamıştı. İranlı yetkililer, Avrupa Birliği’ne yönelik tutumun da aynı hukuki çerçevede değerlendirildiğini belirtiyor.
Avrupa Birliği cephesinde ise kararın arkasında güçlü bir siyasi duruş bulunuyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, AB dışişleri bakanlarının Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör listesine aldığını duyurdu. Kallas, İran yönetimini sert ifadelerle eleştirerek, kendi halkına karşı şiddet uygulayan rejimlerin uzun vadede bunun bedelini ödeyeceğini savundu.
2026 yılına gelindiğinde İran ile Avrupa Birliği arasındaki bu karşılıklı hamlelerin diplomatik ilişkilerde daha derin bir krize yol açabileceği yorumları yapılıyor. Tahran yönetimi, geri adım atmayacağını açıkça ortaya koyarken, Avrupa Birliği’nin de kararının arkasında durması uluslararası arenada yeni bir güç mücadelesinin habercisi olarak değerlendiriliyor.