İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, mahkemenin tutuklama kararlarının ardından hukuki sürecin perde arkasındaki resmi detaylar netleşmeye başladı. Aralarında dernek başkanı Haluk Levent’in de bulunduğu şüphelilerin tutuklanma gerekçelerini içeren savcılık sevk yazısı, adli dosyadaki usulsüzlük iddialarının boyutunu gözler önüne serdi. Aynı zamanda soruşturma kapsamında tutuklanan kritik isimlerden Ece Güner’in emniyette verdiği 16 sayfalık ifadedeki şok edici iddialar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Şüphelilerin mahkemeye sevk edilmesine gerekçe gösterilen resmi savcılık yazısında, özellikle 2023 yılında yaşanan büyük deprem felaketinin ardından toplanan milyarlarca liralık devasa fonların yönetimi mercek altına alındı. Yazıda, toplanan yardımların şeffaf, açık ve denetlenebilir bir şekilde yönetildiğine ya da yasalara uygun sarf edildiğine dair çok ciddi ve kuvvetli şüphelerin uyandığı belirtildi. Bu finansal şüphelerin, hem baş şüphelinin şahsi zaafları ve bozulan ekonomik durumuyla hem de dosyaya eklenen MASAK raporundaki somut tespitlerle tam bir uyum gösterdiği vurgulandı.
Adli sevk yazısında dikkat çeken bir diğer önemli hukuki detay ise Ahbap Derneği’nin yasal statüsüne yönelik oldu. Derneğin resmi olarak “kamu yararına çalışan dernek” vasfına sahip olmadığı açıkça hatırlatılırken; kurumun öz varlığının usulsüz işlemlerle eksiltildiğine ve elindeki değerli taşınmazların hukuka aykırı şekilde elden çıkarıldığına dair çok yönlü deliller elde edildiği aktarıldı. Mali Suçları Araştırma Kurulu ve savcılık birimlerinin delil toplama süreçlerinin halen devam ettiği bildirildi.

Soruşturma dosyası kapsamında hakimliğe çıkarılan diğer şüpheliler hakkında da çeşitli adli yaptırımlar uygulandı. Mahkeme, şüphelilerden Esin Önder Çağlayan hakkında “konutu terk etmeme” tedbiri uygulayarak ev hapsi cezası verdi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan diğer zanlılar Gülşen Öztürk, Merve Yılman, Tuğba Serbest, Buse Vurucu ve Yasin Meydaneri hakkında ise adli makamlarca yurt dışına çıkış yasağı ve düzenli imza verme zorunluluğunu içeren adli kontrol hükümleri tesis edildi.
Soruşturmanın en kritik figürlerinden biri olan ve tutuklanan Ece Güner, emniyetteki sorgusunda hakkındaki iddialara yanıt verdi. Ahbap Derneği’ne yaklaşık beş altı yıldır düzenli olarak bağış yaptığını ve özellikle deprem döneminde çok yüksek meblağlarda insani yardımda bulunduğunu belirten Güner, Haluk Levent’i sadece ismen ve sosyal medyadan tanıdığını öne sürdü. Tüm transferleri internette ilan edilen resmi IBAN numaraları üzerinden yaptığını iddia eden Güner, ünlü sanatçının avukatlığını veya finansal danışmanlığını üstlendiği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.
Deprem sürecindeki yüksek bağışlarının ardından Haluk Levent’in kendisine telefonla ulaştığını iddia eden Ece Güner, sanatçının teşekkür etmek amacıyla elinde bir çiçek buketiyle şahsi ofisini ziyaret ettiğini anlattı. Bu görüşmeden kısa süre sonra Levent’in afet bölgesindeki operasyonları bahane ederek kendisinden ilk etapta 300 ila 400 bin dolar arasında borç talep ettiğini belirtti. O dönem İstinye Park’tan ev almayı planladığı için bankada boşta duran nakit parasını, Levent’in yönlendirdiği şahısların hesaplarına borç açıklaması yazarak gönderdiğini ve bu ilk borcun zamanında geri ödenmesiyle sanatçıya karşı büyük bir güven duyduğunu ifade etti.
İfadenin en sarsıcı bölümlerinden birini ise 2023 yılının Ağustos ayında derneğin Ankara’da kurmayı planladığı Teknoloji Parkı projesi oluşturdu. Güner’in iddialarına göre Haluk Levent, hayırsever bir iş insanının bu projeye 3 milyon dolar bağışlayacağını ancak bu kişinin vergi incelemesi nedeniyle hesaplarının geçici olarak bloke edildiğini söyledi. Projedeki taahhütlerin yerine getirilmemesi halinde derneğin itibarının yerle bir olacağını ve büyük davalarla karşılaşacaklarını öne süren Levent, Güner’den acil olarak 3 milyon dolar borç istedi. Güner, ısrarlara dayanamayarak 1 milyon dolar tutarındaki Türk Lirası karşılığını, açıklama kısmına dolar cinsini ve borç ibaresini not düşerek Levent’in verdiği şahıs hesaplarına transfer etti.
İlerleyen süreçte taahhüt edilen bağışçının parasının gelmediğini ve borcun ödenmediğini belirten Ece Güner, Haluk Levent’in sürekli yeni bahaneler üreterek kendisinden ek paralar talep etmeye devam ettiğini savundu. Sanatçının kendisini ikna etmek için sürekli ailesinin ve kendisinin sağlığıyla alakalı acıma hissi uyandıran dramatik hikayeler anlattığını iddia eden Güner, daha sonra parça parça 570 bin dolar daha nakit gönderdiğini, böylece toplam alacağının 1 milyon 570 bin dolara ulaştığını söyledi. Bu borç karşılığında Levent ile kendi aralarında ıslak imzalı bir tutanak hazırladıklarını belirten Güner, bir yıllık uğraşın ardından bu parayı tam karşılığı olmasa da peyderpey geri alabildiğini ifade etti. Soruşturma, 2026 yılı itibarıyla adli makamların titiz çalışmalarıyla derinlemesine devam ediyor.