Katar’ın başkenti Doha’daki üst düzey Hamas yetkililerine yönelik yapılan saldırı sonrasında, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun yaptığı “Hamas’a ulaşamayacakları yer olmadığı” açıklamaları, İsrail basınında geniş yankı uyandırdı. Netanyahu’nun açıklamaları, Türkiye’yi dolaylı olarak tehdit etmeye yönelik bir izlenim doğururken, İsrail basını, böyle bir adımın Türkiye ile çatışmaya yol açabileceği konusunda ciddi uyarılarda bulundu.
“Türklere Saldırmak Gibi Bir Hata Düşmeyelim”
İsrail’in Maariv gazetesi, Netanyahu’nun açıklamalarına yanıt olarak yayımladığı analizde, Türkiye ile karşı karşıya gelmenin “ciddi bir hata” olacağına dikkat çekti. Gazete, “Aynı saldırı Ankara’da yapılabilir miydi?” sorusunu gündeme getirerek, Türkiye’nin coğrafi ve askeri olarak çok daha güçlü bir pozisyonu olduğunu belirtti.
Maariv, Türkiye ile İsrail’in askeri kapasitelerinin karşılaştırıldığı analizinde, Türkiye’nin bölgesel gücüne vurgu yaparak, Ankara ile askerî bir çatışmaya girmemek gerektiğini ifade etti. Analizde, “Türkiye, askeri ve ekonomik anlamda İsrail’den daha büyük ve güçlü” şeklinde bir değerlendirme yapıldı.
Türkiye’nin Askerî ve Ekonomik Gücü
İsrail basını, Türkiye’nin sahip olduğu askeri ve ekonomik potansiyelin İsrail’den çok daha büyük olduğuna işaret etti. Türkiye’nin hem bölgesel hem de küresel alanda etkili bir güç olduğu, bu nedenle Türkiye’ye yönelik yapılacak askerî bir provokasyonun “geri dönülemez hatalara” yol açabileceği ifade edildi.

Sabırlı ve Kontrollü Dış Politika Uyarısı
İsrail’in Maariv gazetesi, Netanyahu’nun açıklamaları ve söz konusu gerilim sonrasında, “Tel Aviv’in sabırlı ve kontrollü bir dış politika izlemesinin zorunlu olduğu” uyarısında bulundu. Türkiye ile ilişkilerde daha dikkatli olunması gerektiği vurgulandı, çünkü olası bir çatışma yalnızca bölgesel değil, uluslararası alanda da ciddi etkiler doğurabilir.
İsrail basını, Netanyahu’nun açıklamalarına karşı ciddi bir tepki göstererek, Türkiye ile gereksiz bir gerilime girmenin çok ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Türkiye’nin askeri kapasitesine ve stratejik önemine olan bu vurgu, iki ülke arasındaki mevcut gerginliğin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bu uyarılar, gelecekteki olası dış politik adımların ne denli dikkatle planlanması gerektiğini gösteriyor.